İçeriğe geç

Sokak dansları nelerdir ?

Sokak Dansları Nelerdir?

Bunu bir de sormayın! Sokak danslarını anlatmaya kalkmak, sanki İzmir’in Konak Meydanı’nda akşam trafiğinde insanları ikna etmeye çalışmak gibi bir şey. “Hadi, herkes geçsin, ben burada 3 saat durmaya devam edeceğim!” demek gibi… Ama işte, ben de orada bekleyen bir insan gibi, sokak danslarını anlatmaya başlıyorum. Sonuçta bu dünyada sokakta dans etmeyen kimse yok gibi! Hani ben bile marketin önünde arabamı park ederken ‘WAP’ açıp iki adım attım, öyle diyeyim.

Sokak Dansları: Ritimli Bir Karmaşa

Sokak dansı denilince aklıma ilk gelen şey, “Bir zamanlar ben de yapar mıydım acaba?” sorusu oluyor. Çünkü, gelin, hepimiz itiraf edelim, bu danslar bazen bize ‘yapabilir miyiz?’ diye düşündürüyor. İzmir’de bir kafenin önünden geçerken, hop bir Breakdancer mı görüyorum? Yan tarafta bir Hip Hopçı mı var? Peki, şunu sorayım: Ben, oturduğum kafede kucağımda dizüstü bilgisayarım, sosyal medyada takılırken bir anda popomu kıvıracak mıyım? Bu sorunun cevabı pek de net değil… Ama sokak dansları, bu kadar basit değil.

Sokak Dansları Nelerdir?

1. Breakdance (B-boying)

Breakdance, ya da bizim tabirimizle “B-boying”, sokak danslarının belki de en efsanesi. En zor hareketler, en komik hatalar burada karşımıza çıkar. İzmir’deki o yaz akşamlarında, Kordon’da her 10 kişiden 9’u, “B-Boy gibi kırılmasam, bi’ ters hareket yapmasam da eğlensem” diyor. Ama o kadar kolay değil. Breakdance, yerle iş yapmayı gerektiriyor. Evet, yerle! Yani biraz acı da var. Ama sonra o hareketleri yaptıktan sonra ego ne kadar yükseliyor! “Ben bir breakdancer’ım” demek her şeye değer.

Bir de şu var: Breakdance yapmayı seviyorsanız, kesinlikle saçınızın uzun olması gerek. Benim kısa saçım yüzünden bir zamanlar yalnızca baş dönmesi yaşamıştım. “Bu da işte en büyük engel!” diyebilirsiniz. Zaten bir ara o kadar hızlı dönüyordum ki kafam döndü, insanlar beni savrulurken ‘çıldırdı galiba’ diye düşündü. O anın korkusuyla en son koluma takılı bir çanta takıp, dansla ilgimi minimuma indirdim.

2. Hip-Hop

Hip-hop dansı, herkesin hayatında bir dönüm noktası yaratabilir. İzmir’de bir gün, Konak’tan tramvaya binerken, bir grup genç tam karşımdan geçti. Elinde çanta, kafasında şapka, ama vücut… hareket ediyor, sanki kelimelere bile ihtiyaç yok! Sadece ritmi duyuyorsun, biraz zorlanarak! Arada sağa sola kayma, sonra bir anda yerden kalkma, hafif popo sallama hareketleriyle geçiyor zaman.

Bunu yaparken ben de şunu fark ettim: Bazen bir insanın sadece bacaklarıyla ritme girmesi bile yetecek kadar havalı. Yani vücut şekilleri, tekniği gerçekten şüpheye düşürüyor. Hip-hop gibi sokak danslarında, ya eğiliyorsunuz, ya da birden kalkıyorsunuz ve böylece “rap gibi” bir şey yapıyorsunuz.

Sadece Ritim Değil, Karakter de Önemli

Sokak danslarını anlatırken unutmamanız gereken şey, her dansın aslında bir karakterin yansıması olduğudur. Mesela Hip-Hop bir sokak çocuğunun özgürlüğüyle doludur. Durup dururken “Hayat zor ama eğleniyorum” dedikten sonra hemen bir “moonwalk” yapabilirsiniz! Ama o dansın içindeki ‘azim’ nedir, bir bilseniz…

3. Locking ve Popping

Locking ve Popping, her ikisi de görsel olarak “ne yapıyor bu ya” dedirtecek türden danslar. Bir bakıyorsunuz, bir adam vücudunu kilitlemiş gibi hareket ediyor ve bir anda gevşeyip geri açıyor. Hadi ama, bunu benim gibi insanlar 2 saat düşünmeden yapabilir mi? Tabii ki hayır. Ama şunu diyeyim: Bu dansları izlemek, bir bilim kurgu filmi izlemek gibi. Tamamen eğlenceli ama aynı zamanda gerilimli bir atmosfer yaratıyor.

Locking yaparken sürekli vücudunuzu bir şekilde dondurmak ve yeniden hareket ettirmek zorundasınız. Hani bazen “bu hareketi nasıl yaparım, bir anda kaslarım ne durumda olur” diye düşünürken, birden öndeki adam bir yandan şarkı söylüyor, bir yandan ise bu hareketi yapıyor ve kalp atışlarınız hızlanıyor. Öyle bir atmosfere bürünüyor ki, herkesin içi kıpır kıpır oluyor. Popping de benzer şekilde, her adımda kaslarınızla kendinizi bir boksör gibi hissediyorsunuz, sadece muhatap kimse yok. Ama sonuçta sokak dansları, yalnızca vücut değil, aynı zamanda karakterle ilgilidir.

Dansın Sosyalleşme Aracı Olarak Gücü

Yani, sokak dansları sadece bir ritim değil; bir özgürlük formu. Kendi hayal dünyanıza daldığınızda, o an birisini gördüğünüzde, “Ya, bir de bana bak!” demektense, “Hadi, şurada biraz sahne alalım!” diyebilirsiniz. Benim arkadaşlarım arasında “dansçı değilim” dediğimde hemen gülüp geçiyorlar, çünkü o esnada kendimi eğlenceli bir ortamda, “ha gayret!” diye düşünürken buluyorum.

Bazen kendimle dalga geçerim, “beynim, bir dahaki sefer dans yapmamı engelle” diye mesaj gönderirim, ama o dansçı ruhum hep oradadır. Bir ara, arkadaşımın doğum gününde, bütün gece sonunda garip bir şekilde elimi gökyüzüne kaldırıp, ‘Let’s groove’ şarkısının ritmiyle hareket etmeye başladım. “Hayat bu kadar ciddi değil” dedikten sonra, hem eğlendim hem de birazcık serbest kalmış oldum.

Sonuç: Sokak Dansları, Zihnin Dansıdır

Sokak dansları nedir? İşte bir noktada, hem vücutla hem de düşüncelerle bir işbirliği. Belki de sadece birinin bir yere sıçrayıp zıplaması değil; dans, hissetmektir. O yüzden, bazen sadece ritme kendini bırakmak, seni özgürleştirir. Sokak dansları da o kadar da ‘zor’ değil, biraz cesaret, biraz enerjik ruh hali ve belki de yalnızca birkaç saatlik dans etmeye karar vermek yeterli!

Evet, belki ilk denemenizde topuklarınızı takıp düşersiniz. Ama bunu da umursamadan, sadece bir başka dans hareketiyle kendinizi kurtarırsınız. Bizim gibi İzmir’de sokaklarda yürüyen insanlar için bu danslar, kelimelerle anlatılamaz. Sadece gözlerinizi kapatıp hissetmeniz gerek!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.birumut.net https://phyto.com.tr https://ioni.com.tr Sitemap
betexperTürkçe Forum